Yaşlılığımızı gösteren FaceApp’in göstermediği yüzünde neler var?

Merhaba,

FaceApp 2,5 yıldır var olan paralı uygulama. Şu an dünyada popüler olma nedenini merak ettim. Araştırdım, ve bakın hangi bilgilere ulaştım.

Benim fotoğraflarımı alıp, ne yapacak ki!” diyerek konuyu hafife alanlara da şunu hatırlatmakta fayda var: Yakın geleceğin parolası yüzümüz olacak. Hatta günümüzde akıllı telefonların ekran kilidini açmaktan, internet bankacılığı uygulamalarına kadar yüz tanıma oldukça yaygınlaşmış durumda. Bu yüzden bir uygulamada karşılaşılabilecek bir açık, birden fazla uygulamayı etkileyip, dijital güvenliğinizi tehdit edebilir cinsten olacak.

HANGİ BİLGİLERİMİZİ TOPLUYOR?

Bundan sonrasında sözü FaceApp’e bırakalım ve kullanıcıların hangi verilerini aldığını özetleyelim:

“Hizmet aracılığıyla gönderdiğiniz kullanıcı içeriği (örneğin, fotoğraflar),FaceApp ile aranızdaki iletişim (e-posta) gibi bize doğrudan verdiğiniz bilgileri topluyoruz. Trafik ve kullanım eğilimlerini ölçmemize yardımcı olmak için üçüncü taraf analitik araçlarını kullanıyoruz. Bu araçlar, ziyaret ettiğiniz web sayfaları, eklentiler ve hizmeti geliştirmemize yardımcı olan diğer bilgiler dahil olmak üzere cihazınız veya hizmetimiz tarafından gönderilen bilgileri toplar. Bu bilgileri, diğer kullanıcılardan gelen analitik bilgilerle toplar ve kullanırız. 

Hizmetimizi kullandığınızda, sunucularımız IP adresinizi, tarayıcı türünüzü, yönlendiren/çıkan sayfaları ve URL’leri, tıklama sayısı bilgilerini otomatik olarak kaydeder. Servisimize erişmek için tablet veya telefon gibi bir mobil cihaz kullandığınızda, cihazınıza erişebilir ve donanımıyla bağlantılı olarak depolanan veriler, cihazın işletim sistemi veya başka bir yazılımla bağlantılı olarak depolanan verileri toplayabiliriz.”

Habertürk den alıntı.

Sevgiyle

Yasemin Emre

Reklamlar

Fikrinize, Aşk Mısın?

Merhaba,

Kahve keyfinden sonra çalışma zamanı. Yine baş ucu kitabından minik bir alıntı.

Hayat amacınızı bulmanın yolu ;fikirlere aşık olmayı öğrenmek.”

Geçmişten, günümüze kadar gelen ustaların ürettiği fikirlere, yazdıklarına ve yaptıklarına aşık olduğum doğrudur. Kitaplarla çoğalmanın güzelliği. Kitap Aşkına ve Kitap Koruyucusu da böyle doğdu. Varolusun Amaci kişisel gelişimden.

İnsan, kendini tüketen bir aşk seçmiyor. Yapıcı bir aşk. Yeni şeyler üretme konusunda yardımcı. Aşk ne kadar varsa çalışma ve tutku o denli yüksek.

Aşık olduğunuz bir fikir, hayat amacınızın da göstergesi.

Birine aşık olduğunuz zamanı hatırlayın. Kendinizi nasıl hissediyordunuz?

Fikrinizde, yaratıcılığınızı ve enerji seviyenizi yukarı çıkartıyor. İçinizdeki, şair, yazar, problem çözücü devreye giriyor.

Bedenin içinde duyulan bu kimyasal, ortaya çıkmak İçin alanlar yaratıyor.

Tek eksikliğini duyduğum sosyal medyada derinliği olmayan paylaşımlar ve sohbetler.

Dünya üzerinde ne kadar mesaj dönüyor, dersiniz?Aşktan yoksun…

Ulaşan mesajlarında amacı yok. Bilgi içermiyor. Haliyle sabun köpüğü gibi geliyor.

Bu yazı size neler hissettirdi?

Sevgiyle

Yasemin Emre

Film Gibi Hayatlar

Merhaba,

Film Gibi Hayatlar TRT 2’de Hülya Koçyiğit’in konuğu, Talat Bulut idi.

Kişinin, kendini ve yaptığı işin değerini, soruların niteliğiyle, ortaya çıkartan güzel bir program olmuş. Tavsiye ederim.

Dün dizi ve dizi oyuncularının içinde bulunduğu durumu, gözlemci olarak, anlatmaya çalışırken, bir de yıllarını bu işe vermiş, Yeşilçam ustalarının kendilerinden dinleyin derim. Filmler hangi zorlu şartlar altında çekilmiş. O yıllardan, bugüne nasıl geldiklerinin, kısa metrajlı hikayesi.

Sanat nedir?

Sanatçı kimdir?

Sanatçı rolüne nasıl hazırlanır?

Yönetmen ve Yapımcının nasıl olması gerekir?

Hikayelerinde, kimlerle çalıştılar ve neler öğrendiler?

Sanatı, sanat İçin mi yaptılar?

Para kazanmak İçin mi, sanat yaptılar?

Beraber çektikleri filmleri anlatırken oluşan duygularını görmenizi isterim. Özellikle iletişim dillerindeki, dinginlik ve huzur.

Sanatçı duygularıyla yaşar. Seyrederken yaptıkları işe duydukları sevgi ve saygı titreşimler halinde ulaşıyor.

Aile de yıllarını sanat dünyasına vermiş büyükler olunca, sanatın, sanatçının içinde bulunduğu durumu görebilme yeteneği gelişiyor. Ayrıca ne kadar değerli olduklarını, sevginin farkındalığı eğitimini almış biri olarak paylaşmak gerekiyor. Hem de defalarca.

Tanımaktan mutluluk duyduğum, kendimi yazma konusunda geliştirirken, eril yönde, masal kahramanı olarak yaratmak istediğim, hatta yarattığım sanatçılardan biridir. Hikaye olgunlaştığında ve hastalığım izin verirse belki de kendisiyle paylaşma imkanı bulabilirim.

İyi seyirler.

Sevgiyle

Yasemin Emre

Tek geçerim, kitap candır.

Merhaba,

Dizilere arada göz gezdiriyorum. Okumaları İçin. Öykü ve senaryo nasıl yazılmış, örgüsü nasıl, oyuncular nasıl seçilmiş, oyunculuklarının gelişmesine hangi koçlar destek olmuş, ilerleyen zamanlarda dizi hangi zeka tipi için yazılmış anlamaya çalışıyorum.

Peki, niye bu iki dizi ?

Erkek oyuncu dünya görüşüne sahip, iyi yetiştirilmiş, iş dünyasında yapabilecekleri konusunda emin, kadın figür ise köyden ya da mahalle kültüründen gelerek ortama uyum sağlıyor. Her niye ise erkekler, bu kadın tiplerine aşık oluyor. Kazançları ne olabilir ki ultra kıyafetler giyiniyorlar. Yaşadıkları yer, anlaşılan Türkiye değil. Gerçekliğe yakınlık istiyorsanız, lütfen gerçekçi olun. Beyaz diziden beter.

Platolar aynı.

Oynayış aynı.

Erkenci kuş kendini bitirmiş durumda. Plazadan, doğaya sıçrayarak can çekişirken, seyirciye de yazık ediliyor.

Her Yerde Sen şarkısı Zeynep Bastık, söylerken daha sevimliydi. Şimdi ise diziler birbirini taklit eden yaratıcılığı olmayan paylaşımlar peşinde.

Lütfen farklı şeyler üretin artık. Zekaya katkısı yok… Aynı O Hayat Benim dizisi gibi uzatacağız diye, seyircinin zekasıyla oynuyorsunuz.

Tamam bu tarz diziler 20’li yaşlara hitap ediyor. Fakat onlarında zekasına yazık. Bu tarz dizilere özenerek, şöhret oluruz diye, hayatın içinde yok oluyorlar. Ya ikinci, üçüncü dizi teklifi gelmezse ne olur? Hangi mesleği yaparlar? Yaşamlarını nasıl sürdürürler?

Bense televizyondan uzak olduğum İçin kendime teşekkür ediyorum. Akıl sağlığım İçin. Bilgiyi mi nereden ediyorum. Yan oda da 12 saat televizyonu açık Annem var.

Annem de dizi hayranıyken artık nitelikli haber ve yarışma programı seyrediyor.

Seyirci ve dinleyici gözlemim.

Tek geçerim, kitap candır.

Sevgiyle

Yasemin Emre

Sosyal kabul görme için insanlar neler yapıyor?

İnsanlar sizin yüz ifadenizi okuyamıyorsa sosyal kabul görmek zordur. İnsanlar bundan çok etkileniyor. Kendi resimleri üzerinde Photoshop’la oynuyor, öyle sosyal medyada paylaşıyorlar. Hatta estetik yaptırmaya kadar varıyor. Sonuç olarak, kendinden mutlu olamayan bireyler yaratılıyor. Sağlık nedeniyle yapılan her şey anlaşılabilir, fakat kabul görmek için yapılanlar, psikolojinizi çok zorlar.

Gediğin içeride olduğunu kavrayabilmek içinde çok yol yürünüyor. Mutluluk mu, içeride…

Eğer biri sizin yaşayan biri değilde robot olduğunuzu düşünüyorsa, yapılacak bir şey yok. Duygularla yaşayan varlıklarız, her an hayatımızda bir şeyler gelişiyor. Olanı olduğu gibi kabul edebilme becerisi geliştirmek gerekiyor. Bedenimiz, cildimiz de yaşanılan süreçten payını alıyor. Çokça gülümseyen insanların umarsız oldukları da düşünülebilir. Ayrıca aşırı gülümsüyor olmak da mutlu olduğunuzu göstermez.

Sosyal kabul görme nedeniyle de kendiniz olmaktan vazgeçmeyin derim.

Kalbiniz bugün nasıl ?

Gülümsüyor mu?

Ondan haber verin…

Sevgiyle

Yasemin Emre